SARILIKLI HASTADA GÖZLENEBİLEN BULGULAR

Koyu veya çay rengi idrar, direkt hiperbiluribineminin eşlik ettiği hepatosellüler ve kolestatik hastalıklarda görülür.

Beyaz-açık renk dışkı , kolestaz bulgusudur. Safranın bağırsağa akamadığını gösterir.

Kaşıntı, ateş, karın ağrısı görülebilir.

Kaşıntı kolestaz bulgusudur.

3-4 haftadan daha fazla devam eden kolestazlarda ortaya çıkar.

Nadiren hepatosellüler hastalıklarda da görülmesine karşın, indirekt hiperbilurinemide görülmez.

Sağ üst kadran ağrısı ve ateş, sarılığa eşlik ediyorsa kolanjit akla gelmelidir ki bu durum en önemli gastrointestinal acillerdendir. Bunun da nedeni; genellikle koledok taşıdır. İlaç,alkole bağlı karaciğer hastalıklarında ve viral hepatitlerde de karın ağrısı ve ateş olabilir. Sırta yayılan ve öne eğilmekle hafifleyen sürekli karın ağrısı retroperitona yayılım gösteren pankreas kanserini düşündür. Pankreas başı kanserleri, koledoğa başı yaparak sarılığa yol açarlar, başlangıç dönemlerinde karın ağrısı görülmez.

Kilo kaybı,iştahsızlık,bulantı ve kusma gibi semptomlar nonspesifik semptomlar olup;ayırıcı tanıya katkıda bulunmazlar. Çoğu hepatobiliyer hastalıkta veya obstrüksiyonda görülürler. Kilo kaybının bulunmayışı, maligniteyi ekarte ettirmez.

Sarılıklı hastanın başvuru semptomlarının yanında, semptomların başlangıç zamanı ve süresi de ayırıcı tanıya ulaşmada önemlidir. Örneğin; ateşle birlikte yakın zamanda ve ani olarak başlamış karın ağrısı koledok taşını düşündürür. Haftalardır mevcut olan ve ilerleme gösteren sarılığa, kilo kaybı, depresyon ve barsak sorunları, ishal v.s eşlik ediyorsa,pankreas kanseri düşünülür.

Viral hepatitden şüphelenildiğinde seyahat öyküsü, transfüsyon, iv. ilaç kullanımı, dövme uygulaması, cerrahi müdahaleler ve diş tedavileri, evlilik dışı cinsel temaslar ve sarılıklı kişilerle temas sorgulanmalıdır

Diğer organlara ait semptomların sorgulanması da sarılık nedenini anlamaya yönelik ipuçları verebilir. Sarılıklı hastada kronik, aralıklı kanlı ishal öyküsü varsa ülseratif kolit ve sklerozan kolanjit birlikteliği akla gelmelidir. Ülseratif kolitli hastaların yaklaşık %10-15 kadarında sklerozan kolanjit görülürken, sklerozan kolanjitli hastaların %50-60 kadarında ülseratif kolit görülebilmektedir. Primer biliyer siroz; Sjögren sendromu, tiroidit ve diğer otoimmün hastalıklara eşlik edebilir. Sağ kalp yetmezliği olan hastalarda hepatik konjesyon ve kolestaz oluşması söz konusudur. Sepsis vakalarında ise biluribin transportunda bozukluk ve genellikle intrahepatik kolestaz gelişmektedir.